Ağustos ve Eylül Tablosu: Şehir Otelleri %80’de
Veral, “Şu anda biz İzmir şehir otelleri olarak ağustos ayını yüzde 70-80 doluluk oranlarıyla geçirdik. Hatta bazı otellerde yüzde 80’in de üzerine çıktık” ifadelerini kullandı. Odabaşkanı, Eylül ayının fuar dönemini de bu tabloya dahil ederek, “Eğer yine yüzde 70’lerde, 80’lerde kapatırsak geçen seneki doluluk oranlarını yakalamış olacağız” dedi. Ancak bu “iyi” tablo, şehrin kapasitesini göstermekten ziyade mevcut altyapıyla elde edilebilen maksimumun işaretçisi olarak okundu.
Antalya Farkı ve “Üvey Evlat” Sözleri
Veral, İzmir’in yıllık turist sayısının 1,5-2 milyon bandında seyrettiğini, Antalya’nın ise 17-18 milyon turisti ağırladığını hatırlattı. “Bu rakamlar İzmir’in kapasitesinin çok altında. İzmir, mevcut potansiyelinin onda birine bile ulaşmış değil” diyen Veral, şehrin gastronomi, deniz, kum, güneş, sağlık turizmi ve 10 adet üniversitesi ile nitelikli insan kaynağına sahip olduğunu sıraladı.
Sorunun kaynağını kurumsal koordinasyonda ve ulaşımda arayan Veral, “İzmir’de turizm sektörü adeta üvey evlat muamelesi görüyor. 30-40 yıldır bu konuda hep geride kaldık” tespitinde bulundu. Türk Hava Yolları başta olmak üzere havayolu şirketleriyle görüşerek doğrudan uçuş sayısının artırılması, belediyelerle, Turizm Bakanlığı ve ilgili kurumların ortak bir strateji ile hareket etmesinin şart olduğunu kaydetti.
Vergiler ve Cezalar Sektörü İtiyor
İşletmecilerin ekonomik dayanıklılığını zedeleyen bir diğer unsuru da vergi ve ceza yükü olarak gösteren Veral, “Cezalar her geçen gün artıyor, vergiler birçok sektöre göre daha yüksek. Neredeyse insanlara ‘Bu işi yapmayın’ deniyor” diye konuştu. Bu baskının sonucunda sektörden ayrılma, işletme satma veya kiraya verme eğiliminin arttığını belirten Veral, gönül veren meslektaşlarıyla İzmir’in nitelikli yatak kapasitesini artırmaya devam edeceklerini ifade etti.