Belém’den Antalya’ya: Finansman Odaklı Bir Süreç
COP31, Kasım 2025’te Brezilya’nın Belém kentinde yapılacak COP30’un (“Orman COP’u”) doğrudan devamı niteliğinde. Belém’de yeni kolektif nicel hedef (NCQG) çerçevesinde gelişen ülkeler için yıllık 100 milyar doların üzerine kurulu yeni iklim finansman hedefleri kilitlenecek. Antalya zirvesi ise bu taahhütlerin para birimlerine dökülmesi, “Kayıp ve Zarar” fonunun tam operasyone geçirilmesi ve uyum (adaptasyon) hedeflerinin ulusal planlara entegrasyonu odaklı olacak.
Türkiye’nin 2053 Hedefi ve Arabuluculuk Rolü
Türkiye, 2021’de Paris Anlaşması’nı onaylayıp 2053 “Net Sıfır” hedefini ilan etti. COP31 ev sahipliği, bu hedefe giden yolda “geçiş ekonomisi” modellerini (kömürden çıkış, yenilenebilir enerji entegrasyonu, yeşil hidrojen) vitrinleştirme fırsatı sunuyor. Diplometik çevreler, Türkiye’nin Gelişen Ülkeler Grubu (G77/Çin) ile Gelişmiş Ülkeler (Avrupa Birliği, ABD) arasındaki köprü rolünü, ev sahipliği avantajıyla zirve masasında da sürdüreceğini öngörüyor.
Antalya Hazırlanıyor: Expo Mirası ve Güvenlik
Zirve alanı 2016 EXPO altyapısının üzerine kurgulanıyor. Bakanlık kaynaklarına göre; ana müzakere halleri, yan etkinlik alanları ve basın merkezi dahil toplam 150 binden fazla metrekarelik alan ayırılıyor. 190’ın üzerinde ülkeye ait devlet başkanları, bakanlar ve yetkili negociatörler dahil yaklaşık 40-50 bin katılımcı bekleniyor. Güvenlik ve lojistik koordinasyonu için İçişleri Bakanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Antalya Valiliği ortak bir “Zirve Koordinasyon Merkezi” kurdu.
İklim bilim insanları ve sivil toplum örgütleri için ayrılan “Mavi Bölge” ve “Yeşil Bölge” katılımları da hibrit (yüz yüze ve dijital) formatta planlanıyor. COP31’in resmi logo ve temasıyla birlikte Türkiye Pavilyonu’nun tasarım çalışmaları sona erdirildi; pavilyon, “Anadolu’nun Su ve Toprak Mirası” konseptiyle su yönetimi ve tarımsal uyum projelerini öne çıkaracak.