Tartıdaki düşüşün sırrı: Su ve glikojen
İsipiroğlu, tek bir besin grubuna dayalı beslenmenin vücudun ihtiyaç duyduğu makro ve mikro besin öğelerini karşılamadığını kaydetti. “Başlangıçta görülen hızlı kilo kaybı, yağ dokusunun erimesinden ziyade vücuttaki su dengesinin bozulması ve kaslarda depolanan glikojenin tüketilmesiyle gerçekleşir” diyen uzman, bu durumun diyet bırakıldığında kilonun hatta daha fazlasının geri dönmesine (yo-yo etkisi) neden olduğunu ifade etti. Bu tür uygulamaların uzun vadede sürdürülemeyeceğini, metabolizmayı yavaşlattığını ve kas kaybına yol açabileceğini hatırlattı.
Detoks kürleri vücudu arıtmaz, organlarınız zaten yapıyor
Piyasada yaygın “detoks” adı verilen meyve/su kürlerine de dikkat çeken İsipiroğlu, bu programların kalori ve protein alımını aşırı kısıtlayarak geçici bir tartı düşüşü yarattığını, ancak vücudu toksinlerden arındırmadığını belirtti. “Sağlıklı bir bireyde karaciğer, böbrekler ve bağırsaklar zaten 7/24 doğal arındırma görevini icra ediyor. Birkaç günlük katı bir kür bu organların yerini alamaz, aksine protein eksikliğiyle kas kaybını hızlandırır” dedi.
Meyve tuzağı ve porsiyon kontrolü
Kilo verme sürecinde meyvelerin “mucizevi” birer çözüm gibi sunulduğuna dikkat çeken uzman, meyvelerin sağlıklı bir beslenmenin parçası olsa da tek tip diyetin temeli haline getirilemeyeceğini söyledi. Özellikle insülin direnci, prediyabet veya diyabet riski taşıyan bireylerde meyve tüketiminin porsiyon kontrolü içinde, mümkünse protein veya yağ kaynağıyla (örneğin ceviz, yoğurt) birlikte yapılması gerektiğini vurguladı. Bu sayede kan şekerindeki ani dalgalanmalar önlenir, tokuluk süresi uzatılır.
Kalıcı çözüm: Sürdürülebilir alışkanlıklar
İsipiroğlu, amaçların bir “bitiş tarihi” olan diyetler yerine, yaşam boyu sürdürülebilecek dengeli beslenme alışkanlıkları edinmek olduğunu özetledi. “Haftada 0.5-1 kilo aralığında, yağdan oluşan bir kilo kaybı hem sağlıklıdır hem de kalıcıdır. Hızlı sonuç vaatleri genelde hızlı hayal kırıklığına kapı aralar” diyerek, bireysel ihtiyaçlara şekillendirilecek yeterli ve dengeli beslenme planlarının tek yol haritası olduğunu belirtti.