Zirve Kararları: Denetimden Yönetime Paradigma Değişimi
Moldova Dersi: Sivil Hava Alanı Askeri Hedef Olduğunda
2024 sonbaharında Moldova Chișinău Uluslararası Havaalanı’nda Ukrayna Başkanı Volodimir Zelenskiy’in uçağının bir İHA (İnsansız Hava Aracı) tarafından kilitlenmesi/hedef alınması olayı, Chicago Sözleşmesi Madde 3 bis’inin “sivil hava araçlarının saldırıya uğramaması” ilkesinin hibrit savaş ortamında nasıl çürüdüğünü kanıtladı. Olay sonrası Moldova Sivil Havacılık Otoritesi raporu, mevcut radar sistemlerinin düşük irtifa, düşük RCS (Radar Kesiti Alanı) hedefleri ayırt edemediğini, RF (Radyo Frekans) gölgelerinin tespit edilemediğini ortaya koymuştu. Bu olay, NATO üyesi olmasa da Karadeniz’in kuzeyindeki bir ülke için «sivil hava sahası koruma şemsiyesi» kavramını zorunlu kıldı.
Türkiye Envanteri: 56 Hava Sahası, Farklı Risk Profilleri
SHGM verilerine göre Türkiye’de şu anda 56 aktif sivil hava sahası bulunuyor. Bunların 35’i DHMİ, 21’i ise özel sektör (BOT/YDA/İşletme Devret) modeliyle işletiliyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Muğla (Dalaman/Milas-Bodrum) gibi “Kategori A” hub’lar CAT III ILS ve gelişmiş yüzey hareket radarı (ASMGCS) ile donatılıken, Anadolu ve Doğu Anadolu’daki bölgesel havaalanlarının çoğunda henüz CAT I/II seviyesinde kalınıyor. Daha kritiki, bu hava sahalarının çevre güvenliği (Perimeter Security) henüz fiziki bariyer ve kameraya dayalı; C-UAS (Counter-UAS) yeteneği ise neredeyse sıfır.
C-UAS Entegrasyonu: Yerli Teknoloji İle “Kalkan” Oluşturma
Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda Aselsan, Roketsan, Meteksan ve HAVELSAN’ın geliştirdiği hibrit C-UAS sistemleri (AESA radar + RF tarama + Optronik + Kinetik/Lazer/JAmer neutralizasyon), askeri üslardan sivil hava sahalarına uyarlama sürecinde. Zirve sonrası toplantılarda DHMİ yetkilileri, önce aşamada İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Adana havaalanlarına “Kritik Altyapı Koruma Paketi” kapsamında 2027 sonuna kadar sistem entegrasyonu başlatılacağını, 2028-2030 arası tüm sertifikalı hava sahalarına yayılacağını belirtti. Finansman modeli olarak havalimanı işletme şirketlerinin yatırım programlarına “Güvenlik Yatırımı” kalemi ayrılması ve sigorta primlerindeki risk primi indirimi teşviki gündemde.
Uzmanlar: “Pilot ve ATC Eğitimi Teknolojiden Önce Gelmeli”
2027 Vizyonu: Sigorta Primlerinden Operasyonel Sürekliliğe
Sektör raporlarına göre, hava sahası güvenlik yatırımlarının (C-UAS, siber güvenlik, fiziki güvenlik güçlendirme) önümüzdeki 5 yılda 15-20 milyar TL civarında tahmin ediliyor. Bu yatırım, global yeniden sigorta şirketlerinin (Munich Re, Swiss Re vb.) Türkiye hava sahası risk primlerini %15-20 oranında düşürebileceği, dolayısıyla havalimanı işletme maliyetlerini ve nihayetinde bilet fiyatlarını etkileyeceği öngörülüyor. IATA Zirvesi’nin “Güvenlik Bir Maliyet Değil, Yatırımdır” manifestosu, Türkiye’nin 2023-2030 Havacılık Master Planı’ndaki “Güvenli ve Güvenilir Havacılık” hedefinin somut zaman çizelgesine dönüşmesi olarak okunuyor.