Sanıklar ve öngörülen cezalar
Tutuklu bulunan sanıklar; maktulün boşanmış eşi İsa Güç, eski kayınbiraderi Hüseyin Güç ve eski kayınpederi İhsan Güç. Tutuksuz yargılanacak sanıklar ise H.G. ve A.Ş. kimlikli kişiler. İddianamede İsa Güç ve Hüseyin Güç için “töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme” ve “hile yoluyla birden fazla kişi olacak şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası; diğer üç sanık için ise aynı suçlardan “azmettirme” suretiyle işlenmesi nedeniyle 21 yıl 4 aydan 29 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor.
Olay örgüsü ve deliller
Soruşturma, maktulün kardeşinin bir televizyon programında yaptığı açıklama üzerine başlatılmış; dijital ayak izler, HTS-PTS kayıtları, baz istasyonu analizi ve tanık beyanları birleştirilerek tamamlanmış. Elde edilen bulgulara göre; Mekiye Akyel, boşanma sürecinde Siirt, Van ve Batman’daki kadın konukevlerinde kalmış, daha sonra Batman’da tek başına ve bir arkadaşıyla birlikte ikamet etmiş.
İddianame, olay günü 18 Ekim 2024’te İsa Güç’ün maktulün bulunduğu eve gelip onu alarak ayrıldığını, o günden itibaren Mekiye’den hiçbir haber alınmadığını, GSM hatlarının ve dijital hareketliliğin tamamen kesildiğini kaydediyor. Tanık Ç.U’nun ifadesine göre Mekiye, çocuklarını görmeye gittiğinde İhsan Güç’ün kendisine silah çektiğini, İsa Güç’ün araya girdiğini anlatıyor.
Önemli bir delil olarak; maktule ait mont ve kemerin, sanıklara ait fıstık bahçesi yakınında, kaybolmasından yaklaşık 2 yıl sonra tespit edildiği belirtiliyor. Bölgede görev yapan bilgi sahibi B.Ç, bu eşyaların Mekiye’ye ait olduğunu teyit etmiş.
“Devlet bile bulamaz” ifadesi ve töre saiki iddiası
İsa Güç’la dini nikahla birlikte yaşayan G.A’nın iddianamede yer alan ifadesi dikkat çekiyor: “İsa bana ‘Gidersen senin sonun da Mekiye gibi olur. Mekiye’den öyle bir intikam aldım ki devlet bile bulamayacak’ şeklinde konuşuyordu.” Savcılık, sanıkların “töre saikiyle” hareket ettiğine, ortak saatlerde telefonlarını kapatarak koordineli hareket ettiklerine ve cesedi bulunamayacak şekilde bertaraf ettiklerine kanaat getirmiş.
Aile avukatı: “Cenaze henüz bulunamadı”
Ailenin avukatı Gurbet Bilbay, iddianamenin kabulünü “faili meçhul cinayetler için öncülük” olarak nitelendirirken, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in süreçteki takibine teşekkür etti. Bilbay, “Mekiye Akyel’in cenazesi henüz bulunmadı. Bu konuda da çalışma yapılmasını istiyoruz” diyerek arama sürecinin sürmesi gerektiğini vurguladı. İlk duruşma tarihi henüz açıklanmadı.